Giriş
Kullanıcı Adı:

Şifre:

Beni Hatırla



Şifremi Unuttum

Hesap Oluştur!
Ana Menü
Aktif Kullanıcılar
5 kullanıcı çevrimiçi (3 kullanıcı Haberler sayfasında)

Üyeler: 0
Ziyaretçiler: 5

Devamını Oku...

(1) 2 3 »
Manşet : Soruları on bin dolara sattılar
Tarih: 2010/9/2 13:19:29 (0 Okuma)

YÖK, Devlet Denetleme Kurulu ve Ankara Cumhuriyet Savcılığı, KPSS sorularını ÖSYM’nin içinden sızdıran bir şebekenin adaylara 10 bin dolara sattığını belirledi.

KPSS’de kopya çekildiği iddialarının ardından gerçek gün yüzüne çıktı. YÖK Denetleme Kurulu, Devlet Denetleme Kurulu ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın üç koldan yürüttüğü soruşturmada KPSS sorularının ÖSYM içinden sızdırıldığı bilgisine ulaşıldı. 10-11 Temmuz’da yapılan sınav sorularının tamamı veya tamamına yakınını doğru yanıtlayan adayların teknik takibi sonrası bazı adayların sınavdan günler öncesinde sorulara para karşılığı ulaştığı belirlendi.

BİR SAAT KALA BİN 500 DOLAR

Kopya skandalına karışan adaylar KPSS sorularını 10 bin dolar karşılığı günler öncesinden edinirken, bu miktarın sınava az bir süre kala düşürüldüğü tespit edildi. Sınava bir saat kala soruları alan bir adayın şebeke üyelerine bin 500 dolar ödeme yaptığı öğrenildi. Kopya şebekesinin çok farklı illerde adaylara soruları ulaştırdığı tespit edilirken, kaç adayın şebeke ile yasadışı alışverişe girdiği halen araştırılıyor. Savcı, soru bankasını oluşturan üyelerin bilgisayarlarını ve telefonlarını hâlâ inceliyor.

ATAMALAR GECİKMEYECEK

Milli Eğitim Bakanlığı, KPSS’deki kopya skandalı nedeniyle ertelenen öğretmen atamalarını sınavın kısmen iptali durumunda bir ay içinde yapmayı planlıyor. Ancak kopya skandalına karışan aday sayısının binlere ulaşması ve sınavın tamamen iptali durumunda ise kısa bir süre içinde sınavın yapılması için harekete geçilecek. Bu durumda da atamaların kasım ayına sarkabileceği ifade edildi.

ÖSYM’de birden fazla güvenlik açığı

2010 KPSS’de kopya skandalı ile çalkalanan ÖSYM’de çok sayıda güvenlik açığı tespit edildi. KPSS ile ilgili YÖK Denetleme Kurulu’nun hazırladığı raporda, sınav sorularının güvenliğinin yeterli derecede olmadığı tespiti yapıldı. Özellikle ‘kurum çalışanlarının dışarı ile bağlantılarının sınavlar açısından güvenlik açığı oluşturduğu’ tespiti YÖK Denetleme Kurulu raporunda yer aldı. Raporda güvenlik zafiyetinin tek tek görevli isimler üzerinden, somut örneklerle tespitlerinin yapılması ve birden fazla noktada güvenlik zaafiyeti olduğunun belirlenmesi sonrasında, Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmen atamalarını erteleme kararı aldığı öğrenildi.

Tüm bölümlerin soruları sızdı

Sınavda şebeke tarafından dışarı çıkartılan soruların sadece Eğitim Bilimleri’ni kapsamadığı, Genel Yetenek ve Genel Kültür Olmak üzere sınavın başka bölümlerinde de soruların sızdırıldığı belirlendi.

Başkanın da bilgisayarı incelemede

ÖSYM’deki inceleme dün de devam etti. İlk belirlemelere göre bir kurum çalışanının soruları para karşılığı şebekeye sızdırdığı tespit edildi. Soruların e- posta ile gönderildiği öne sürülen Isparta’daki Öğretmen BS’ nin de bilgisayarına el konmuştu. ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan da dahil olmak üzere, yönetici ve çalışanların bilgisayarları incelemeye alındı. Tespitler sonrası YÖK, KPSS’de kısmi iptal seçeneği üzerinde duruyor. Kopya skandalına karıştığı belirlenenlerin sınavının iptali, diğerlerinin yeniden sıralamasının yapılması planlanıyor.

Yorumlar?
Manşet : Kılıçdaroğlu SSK'yı böyle batırmış...
Tarih: 2010/8/3 23:10:00 (9 Okuma)

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, SSK Genel Müdürlüğü yaptığı sırada, kurumu zarara uğrutmasından dolayı görevden alındığı ortaya çıktı. İşte ayrıntılar...

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu`nun, Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) Genel Müdürlüğü görevinde bulunurken, kurumu zarara uğrattığı ortaya çıktı. 1992'“1999 yılları arasında SSK Genel Müdürü olan Kılıçdaroğlu, kurumu zarara uğrattığından dolayı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından görevden alındı.

Kılıçdaroğlu görevden alınmasının ardından Bakanlık hakkında dava açarken, konu yargıya taşındı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Danıştay 5. Dairesi`ne gönderdiği resmi yazıda, Kılıçdaroğlu`nun başarısız olmasından dolayı sağlık tesislerinde hizmetin durma noktasına geldiğini söyledi. Bakanlık, SSK`da hiyerarşik otoritenin bozulduğu ve sonuç olarak yapılan incelemelerin ardından, Kemal Kılıçdaroğlu`nun SSK`yı basiretsiz yönettiğinin belirlendiğini ve bu yüzden görevinden alındığını kaydetti.

Devamını oku... | 2762 byte daha | Yorumlar?
Manşet : Anayasa Mahkemesi İtiraf Etti
Tarih: 2010/8/2 11:12:39 (8 Okuma)

Yetkisi olmadığı halde 'şekil' adı altında 'esas'a girerek paketteki bazı ifadeleri iptal eden Mahkeme'nin Anayasa'yı nasıl ihlal ettiği bu açıklamada ortaya çıktı.

Yüksek Mahkeme'den 'Anayasa'yı çiğnedik' itirafı

Anayasa Mahkemesi, referandumun gerekçeli kararını açıkladı. Yetkisi olmadığı halde 'şekil' adı altında'esas'a girerek paketteki bazı ifadeleri iptal eden Mahkeme'nin Anayasa'yı nasıl ihlal ettiğini, Başkan Haşim Kılıç'ın itiraf niteliğindeki itiraz şerhi ortaya koyuyor: "Mahkememiz 148. maddeye ek yaparak yasak bir teklifin olup olmadığı yönünden yeni bir şekil şartı öngörmüş ve buradan açtığı yolla anayasa değişikliklerini esastan incelemiştir."

Devamını oku... | 7384 byte daha | Yorumlar?
Manşet : Ben Atatürk'ün öz oğluyum!
Tarih: 2010/7/10 19:30:00 (16 Okuma)

Antalya'da yaşayan 80 yaşındaki Halil İbrahim Atalay, 16 yıldır Atatürk’ün oğlu olduğunu ispatlamaya çalışıyor.

Bugüne kadar açtığı biri AİHM’de olmak üzere 9 davadan da ‘Ret’ cevabı alan Halil İbrahim Atalay, DNA testi yapıldığı takdirde gerçeklerin ortaya çıkacağını belirterek, soyadını kullanmak istediği Atatürk’ün mal varlığının da kendisinin olması gerektiğini söyledi.

'BENİ DELİ SANDILAR'

Habertürk'ün haberine göre Antalya Güzeloba Mahallesi’nde 60metrekarelik bir giriş katında yoksulluk içinde yaşayan Halil İbrahim Atalay, 16 yıldır Atatürk’ün oğlu olduğunu ispat etmeye çalışıyor. Atatürk’e 6 yıl hizmet etmiş olan Nazile Hanım’ın oğlu olduğunu belirten Bağ-Kur emeklisi Atalay, Tekirdağ ve Antalya’da açtığı davaların sonuçsuz kalmasının kendisini yıldırmayacağını, para bulur bulmaz yeni dava açacağını söyledi.

“Atatürk’ün oğlu olduğum gerçeğini ortaya çıkarmak için ömrümün sonuna kadar mücadele edeceğim” diyen Atalay, “Tekirdağ ve Antalya’da 8 ayrı dava açtım. Yargı beni görmek istemiyor. Davalarım sudan gerekçelerle kapatıldı. Hatta deli olduğumu düşünüp beni hastaneye sevk ettiler. Aklımın yerinde olduğuna dair rapor aldım. Bir kez DNA testi yaptırsalardı Atatürk’ün babam olduğu ortaya çıkacaktı” dedi.

Devamını oku... | 6062 byte daha | Yorumlar?
Manşet : Emeklilere kötü haber
Tarih: 2010/6/30 13:00:00 (18 Okuma)

Anayasa Mahkemesi, emekliler arasındaki maaş adaletsizliğinin giderilmesine ilişkin başvuruyu iptal etti.

Emekliler arasındaki maaş farklarının kaldırılmasıyla ilgili intibak davasında karar sonbahara kaldı. Bugün Ankara 5. İş Mahkemesi'nde görülen ve İMBED Başkanı Hamdi Öz'ün tüm emekliler adına açtığı davada Ankara 5. İş Mahkemesi, AİHM yolu açık olmak üzere davayı 13 Ekim'e erteledi. Hamdi Öz'ün talebiyle Anayasa Mahkemesi'ne de gönderilen dosya, Yüksek Mahkeme tarafından reddedildi.

Anayasa Mahkemesi, Ankara 5. İş Mahkemesi'nde görülen davada "uygulanma olanağı bulunmadığından" başvuruyu mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddetti. Anayasa Mahkemesi, yerel mahkemenin dosya gönderme konusunda yetkisiz olduğu kararını verdi. Ankara 5. İş Mahkemesi de Anayasa Mahkemesi'nin gerekçesini açıklamasını beklemek üzere AİHM yolu açık olmak üzere davayı 13 Ekim'e erteledi.

Duruşma sonucunda büyük hayal kırıklığı yaşayan emekliler, karara tepki gösterdiler. Duruşmanın sonunda bir açıklama yapan İMBED Başkanı Hamdi Öz, Anayasa Mahkemesi'nden gerekçeli karar gelene kadar konuşmayacaklarını söyledi. Öz, gerekçeli karar açıklanınca bugün geldiği emeklilerle birer Anayasa kitapçığı alıp Anayasa Mahkemesi'ne gideceklerini ve tüm üyelere hediye edeceklerini ifade etti. Öz, "Biz bu ülkenin şerefli, haysiyetli, birinci sınıf vatandaşlarıyız. Bizi ikinci sınıf vatandaş olarak kabul ediyorlar" dedi.

Yorumlar?
Manşet : Emekliyi yıkan promosyon haberi
Tarih: 2010/6/30 12:23:44 (15 Okuma)

Emekli bankadan gelecek promosyon ücretinin hesabını yapıyordu. Ancak..

Emeklilere maaş promomosyonu balon çıktı.. SGK ile bankalar masaya oturdu, sonuç emekliler için kabus oldu.. Bankalar bu şartlarda emeklilere promosyon veremeyeceklerini açıkladılar..

Devamını oku... | 3356 byte daha | Yorumlar?
Manşet : Yerli insansız hava aracı hazır!
Tarih: 2010/6/30 0:07:52 (14 Okuma)

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ Genel Müdürü yerli insansız hava aracının montajının Eskişehir'de tamamlandığını açıkladı.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ Genel Müdürü Muharrem Dörtkaşlı, ''MALE'' adını verdikleri, ''orta irtifa, yüksek uçuş süresi'' diye adlandırılan sınıftaki insansız hava aracının tasarımı, detay üretimi ve montajının tamamlandığını söyledi.

Dörtkaşlı, yaptığı açıklamada, 1992 yılından beri insansız hava uçakları teknolojileriyle uğraştıklarını belirtti.

Devamını oku... | 3910 byte daha | Yorumlar?
Manşet : Telefon numaraları değişiyor
Tarih: 2010/6/29 15:14:50 (22 Okuma)

Yıldırım, IP6 teknolojisinin çalışmalarını da sürdürdüklerini ve 11 haneli telefon numaralarının 16-17 haneye çıkacağını ve bununla ilgili çalışmaların da devam ettiğini söyledi.

Devamını oku... | 751 byte daha | Yorumlar?
Manşet : En ilginç başörtüsü protestosu
Tarih: 2010/6/24 22:55:11 (19 Okuma)

Mersin'de tamamı erkeklerden oluşan bir grup veli ve öğrenci yakını, üniversitelerdeki başörtüsü yasağını, başlarına başörtüsü takıp üniversiteye girerek protesto etti.

Mersin Üniversitesi Çiftlikköy Kampusü'ne gelen 5 öğrenci velisinden 4'ü, kampüs girişinde başlarını başörtüsü ile örterek içeriye girmek istedi. Ancak kampüs girişindeki güvenlik görevlileri, başörtülü erkek velileri önce içeriye almayarak bir süre bekletti. Görevliler, yetkililerden izin alınıncaya kadar velilerin dışarıda beklemesi gerektiğini söyledi. Kapı önünde bir süre bekleyen veliler, daha sonra kampüs girişinde açıklama yaptı. Öğrenci velileri adına konuşan İbrahim Halil Pekmez, ilk olarak 1967 yılında Ankara Üniversitesi'nde başlanan başörtüsü yasağının, o günden sonra bir daha gündemden düşmediğini söyledi.

Başörtülü öğrencilerin yükseköğretim kurumlarında görülmeye başlandığı 1980 yıllarında, YÖK'ün yayınladığı bir genelge ile üniversitelerde başörtüsünü tamamen yasakladığını anlatan Pekmez, 1983 yılında iktidara gelen ve başörtüsü yasağının karşısında yer alan Anavatan Partisi iktidarı döneminde, bu konuda oldukça fazla yasal düzenleme yapıldığını belirtti. 1984 yılında YÖK'ten türbana izin çıkmasına rağmen, aynı yıl türban yüzünden okuldan uzaklaştırılan bir kız öğrencinin itirazının Danıştay tarafından reddedilmesi üzerine tartışmaların alevlendiğini hatırlatan Pekmez, YÖK'ün 1987 yılında Danıştay kararına uyarak başörtüsünü tekrar yasakladığını söyledi.

25 Ekim 1990 yılında yükseköğretim kurumlarında başörtüye serbesti getiren üçüncü kanunun çıkarıldığını ifade eden Pekmez, bu defa da SHP'nin iptal talebiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurduğunu ve talebin reddedildiğini belirterek, " 2547'nin ek 17. maddesi uyarınca, üniversitelerde her türlü kılık ve kıyafet serbest olur ve 1997 yılında Kemal Gürüz YÖK Başkanı seçilinceye kadar 7 yıl boyunca 81 üniversitede uygulanır. Bu tarihten sonra da bütün üniversitelerde başörtüsü yasağı uygulanmaya başlar. Görülmektedir ki, 1990 yılında kılık ve kıyafet serbestisi getirilmesine rağmen, üniversitelerde başörtü yasağı halen uygulanmaktadır. Anayasa'nın hiçbir maddesinde yer almayan bu keyfi muamelenin artık son bulması gerekmekte olup, Anayasa'nın 2547'nin ek 17. maddesinin bütün üniversitelerde uygulanması gerekmektedir" dedi.

Açıklamanın ardından başörtülü erkek örgenci velileri, kimliklerini gösterdikten sonra güvenlik görevlileri tarafından Mersin Üniversitesi Çiftlikköy Kampusü'ne alındı. Başörtüleriyle İçeriye giren öğrenci velileri, "Yasak bu şekilde delinmiş oldu" dediler.

Yorumlar?
Manşet : Türkiye petrol ve gaz denizinde yüzüyor
Tarih: 2010/6/24 22:44:13 (17 Okuma)

Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün faaliyet raporundan derlenen bilgilere göre Türkiye petrol ve doğal gaz denizinin üzerinde geziyor.

Rapor her 3 kuyudan 1'inde petrol ve doğal gaz bulunduğunu ortaya koydu

Türkiye'de geçen yıl açılan toplam 143 kuyudan 53'ünde petrol, 30'unda doğal gaz bulundu. Kuyulardan 33'ü kuru çıkarken 27 kuyuda ise çalışmalar sürdürülüyor.

Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün faaliyet raporundan derlenen bilgilere göre, geçen yıl ülkedeki petrol hakkı sahibi şirketler tarafından 51 arama, 50 tespit, 42 üretim kuyusu sondajı olmak üzere toplam 143 sondaj gerçekleştirildi ve bu kuyularda toplam 242 bin 357 metre sondaj yapıldı.

Petrol ve doğal gaz aramak için Türkiye'de 1934 yılından bugüne kadar 3 bin 727 kuyu açıldı, bu kuyuların toplam sondaj uzunluğu ise 7 milyon 25 bin metre oldu.

Geçen yıl açılan her 3 kuyudan ortalama 1'inde petrol bulundu. Açılan 143 kuyudan 53'ü petrollü, 30'u doğal gazlı ve 33'ü kuru kuyu olarak tamamlandı, 27 kuyudaki çalışmalar ise halen sürdürülüyor.

Türkiye'de geçen yıl 103 petrol sahasından 2 milyon 402 bin ton (16 milyon 650 bin varil) ham petrol üretimi, 49 doğal gaz sahasından ise 729 milyon 414 bin metreküp doğal gaz üretimi gerçekleştirildi.

Devlet, 2009 yılında çıkarılan petrolden 168,2 milyon lira, doğal gazdan 41,6 milyon lira olmak üzere toplam 209 milyon 829 bin lira devlet hakkı olarak pay aldı.

Rapora göre, 2009 yılı sonu itibariyle Türkiye'de 24 yerli, 24 yabancı olmak üzere toplam 48 şirket arama ve üretim faaliyetinde bulundu.

Yıl içinde toplam 85 arama ruhsatı müracaatından 68'ine petrol arama ruhsatı verildi. Bununla birlikte 98 adet petrol arama ruhsatının süresi uzatıldı, 79 arama ruhsatı fesih edildi veya müddeti sona erdi, 120 arama ruhsat müracaatı reddedildi.

Geçen yıl 5'i yerli, 3'ü yabancı olmak üzere 8 şirket, petrol hakkı sahibi olarak arama faaliyetlerine başladı. Türkiye'deki toplam arama ruhsatı sayısı 415, işletme ruhsatı sayısı ise 72 oldu.

Arama ruhsatlarının 151 adedi TPAO'ya, 105 adedi yerli şirketlere, 101 adedi yabancı şirketlere, 44'ü yerli-yabancı ortak şirketlere, 14'ü de TPAO ve ortaklarına ait bulunuyor.

Bu arada 2009 yılında alınan devlet harcının toplamı ise 366 bin lira olarak hesaplandı.

2009 yılı içinde 9 yabancı petrol hakkı sahibi şirket tarafından toplam 131 milyon lira ithal edilen sermaye beyanında bulunulurken bu beyanların sonucunda toplam 98,4 milyon lira sermaye tescili yapıldı.

Raporun ''Hedefler'' bölümünde ise Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün 2013 yılı sonuna kadar ülkedeki arama-üretim yatırımlarının her yıl yüzde 10, ham petrol üretiminin yüzde 1, doğal gaz üretiminin yüzde 5 artırılması için uygun koşulları sağlamak olduğu belirtildi.

Devamını oku... | 9335 byte daha | Yorumlar?
(1) 2 3 »
Arama
En Ünlü Site 2008-2010 www.enunlusite.com